Seni rezil ederim…

Şimdiden söylüyorum:

Aranızda “sevgilisi tarafından dört gün boyunca aç ve susuz eve kapatılıp dövülerek işkence edilen, ardından bir otobüs durağına bırakılan genç kadın kırk beş gündür tedavi altında tutulduğu hastanede yaşamını yitirdi” haberini ve benzerlerini okuyup fenalık geçirmeyen varsa bu yazıyı okumasın, boşuboşuna keyfini kaçırmasın.

Tanık olduğum buna benzer her olayda olduğu gibi peşpeşe bir çok düşünce doluşuyor kafamın içine…

“Şiddet” manşeti ve “cinsel ayrımcılık” başlığı altında.

Bu çağda telaffuz etmeye utanıyor olsam bile, daha doğru bir tarif bulamıyorum ne yazık ki…

Ne klişe, ne kadar sıkıcı…

Ama halihazırda ne kadar da geçerli!

O haberi kendinize fazla uzak görmeyin bence.

“Sapıklık” deyip geçmeyin…

Ve yüzleşmekten kaçmayın.

Bu boyuttaki vahşete her zaman rastlanmasa da, vahim bir çarpıklık var zihinlerde.

Anadolu’nun ücra bir köyünde yaşayan halktan filan bahsetmiyorum.

Komşularınızdan, iş arkadaşlarınızdan, aynı restoranda yemek yediğiniz, haftasonları birlikte tenis oynadığınız insanlardan bahsediyorum.

Çağımızda hala varolduğuna inanamadığım birtakım hastalıklardan muzdarip çevremiz…

Ben biliyorum, siz de biliyorsunuz…

Benim, kocasından dayak yiyen ve bunu herkesten saklayan kız arkadaşım var. Sizin de var.

Erkek arkadaşı tarafından “hakkında konuşurum, seni rezil ederim” diye tehdit edilip sindirilen kız arkadaşım var. Sizin de var.

Nişanlısının haftada iki kez hayat kadınlarıyla birlikte olduğunu öğrenip buna rağmen planlanan düğününü iptal etmeye cesaret edemeyen kız arkadaşım var. Sizin de var.

Ve benim arkadaşlarım üniversite mezunu, kariyer sahibi kadınlar.

Bunları normalize edemiyorum zihnimde.

Belki, karısından dayak yiyen bir erkek arkadaşım olsaydı…

Kız arkadaşı tarafından “benden önce kaç kadınla yattığını herkese anlatırım, rezil olursun” diye sindirilen bir erkek arkadaşım olsaydı…

Ya da nişanlısının haftada iki kez jigololarla birlikte olduğunu öğrendiği halde düğününü iptal edemeyen bir erkek tanısaydım…

“Beşer şaşar” diyebilirdim, çünkü bir eşitlik sözkonusu olurdu.

Şimdiyse diyecek söz bulamıyorum…

Ne kendi hayatlarınızda, ne çevrenizde tahammül göstermeyin en ufak bir “seksist” davranışa.

Normal karşılamayın.

Hoşgörmeyin.

İşkence suçu her zaman “fiziksel” olmayabilir.

Göz yummayın.

Günaha girersiniz…

Reklamlar
Bu yazı Deniz Ugur içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

7 Responses to Seni rezil ederim…

  1. Aysun dedi ki:

    ayni fikirdeyim cok haklisiniz

    • sevil apaydın dedi ki:

      bu ülkede yasa yok hak yok hukuk yok ben sevil daha 2 gün önce bosandigim esimden sokak ortasında çocuklarimin gözü önünde dayak yedim polis çaardim bayram arefesi diye özgürlüyünükisitliyamayiz diyen polis uyardi ve çekti gitti kendimi paraladim hakkı yok bana vurmaya dedim ne çare şikayetciysen karakola gel dedi polis gittim hastaneye sevk ettiler darp raporu aldim 3 yerde kızariklik var yaziyo raporda karakola gittim polistende şikayetciyim dedimbana polis şikayetci olucagin polis basini aritir kafaya takarsa seni isini göremezsin burda yapma dedi şok oldum ama şikayetcide oldum o dur budur eski esim tehtit ediyor beni şikayetini geri al diye belki on kere darptan şikayetci oldum hapis kararlarim duruyo hala içeri girdimi hayir hiç birsey yapmadilar karakolda baardim polise ya katil olucam yada öldürülcem ne yapim siz söyleyin diyorum bana istanbulu terk et diyolar bu ülke beni koruyamiycakmi siradaki öldürülün benmi olucam yoksa katilmi oluyim napim siz söyleyin bana bu ülkede adalet yok ölmekde yetmiycek deniz hanim katil olmakta çözüm deil ne yapıcam bilmiyorum

      • sevil apaydın dedi ki:

        darp edildiyimi gören komşularim artik benim darp edilşimi bile görmezden geliyolar bir allahın kulubu kadin dayak yedi diye karakola gelen olmadi hepsi korkuyo bizde bulasmayalim diyorlar nerde sagduyu nerde kaldi anlayis hoşgörü sahip çikma yok arkadas yok dediyim gibi bu ülkede kadin olmak bile istemiyorum artik ve kizlariminda benim durumuma düşmesinden çok korkuyorum sevil apaydın

  2. çimen dedi ki:

    harika bir yazı.kesinlikle çok haklısınız…keşke bizde biraz olsun sesimizi çıkarabilseydik…

  3. Hilal dedi ki:

    Aileler içerisinde hala kız evlat- erkek evlat ayrımının yapıldığını da eklersek bütün bunların üstüne, bir de ” erkek kadından üstündür ” cümlesini kendilerince evirip çevirip maço bir anlam yükleyen dar zihniyetli insanların hala var olduğunu düşününce…(!) Gerçekten ne kadar çok göz yumulursa, o kadar çok günaha girilir…

  4. marina76 dedi ki:

    tebrik ederim..her kadın sizin gibi cesaretli olsaydı_ dünya daha da güzel olurdu..bir kişi bile bu yazı okudukdan sonra sesini çikarıp da cesaretini bulduysa __ne mutlu size..teşekürlar..

  5. roseinrose dedi ki:

    Deniz hanim yaziniz cok guzel,velakin oynadiginiz dizideki Feriha karakterinin kiz oldugu icin dovulmesi ve halen Riza`nin iyi baba rollerine burunmesi ile celisiyor.Biliyorum siz yazmadiniz senaryoyu ama son zamanlarda kizlar ve kadinlara karsi hep siddet gozlemliyorum dizilerde.Sanirim bu, su anda yasadigimiz ve okudugumuz olaylarin getirisi.Belki siz onayak olup,bir sekilde uyarabilseniz bu konuda senraistleri(tabii gucunuzun yettigi kadariyla).

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s