Bir dönemin kadınları…

Biz, annelerimizden dinlediğimiz masallarla büyüdük.

Ayşegül kitaplarımız, Fatoş bebeklerimiz vardı.

Siyah beyaz televizyonlarda yayınlanan anarşi haberlerini hayal meyal hatırlarız…

İlkokula örgülü saçlarımızdaki beyaz kurdelelerle gidip, önce “devlet başkanı” sonra “cumhurbaşkanı” demeyi öğrendik…

Kırmızı kap kağıdıyla defter kaplamak, sayfaların köşesi kırışmasın diye ataçlamak, “inci gibi” el yazısı yazmak gurur kaynağımızdı…

Ortaokulda cicili bicili ithal kırtasiye malzemeleriyle tanıştık, tüketici olduk…

Lisede, ellerimizden düşürmediğimiz romanlarla, gözyaşı dökerek izlediğimiz filmlerle aşık olduk…

Sonra, üniversiteler bitirdik, “modern ve özgür” kimliklere büründük…

Ama romantik hayallerimizden vazgeçmedik…

Vazgeçmemiz gerekeceğini bilemedik.

Boşuna “apolilitik bebeler” demedi 78 kuşağı bize…

Bireyci olsak da en azından çevreye duyarlı, otoriteye saygılıydık…

Sonra, bildiğimiz dünyanın “her şeyin paradan ibaret olduğu bir dünyaya” dönüştüğünü şaşkınlıkla farkettik…

Artık cep telefonları ve internet vardı üstelik…

Herkes ve her şey “kolayca ulaşılabilir” olmuştu…

Bizse gelişen teknolojileri kullanmayı mecburiyetten, istemeye istemeye öğrenmiştik…

Ofsaytta kaldık…

Yarım asırdır babalarımızla aynı yastığa baş koyan annelerimizin aksine, evliliklerimiz yürümedi…

Tahammül ve sadakat çıtası yere düşmüştü…

Erkekler değişmişti…

Onlar babalarımız gibi değildi…

Kızlar da değişmişti…

Çocukken “ayıp” diye bellediğimiz “menfaatperestlik”, kabul gören, hatta onaylanan ve hatta böbürlenilen bir sıfat haline gelmişti…

Kafalarımız karıştı…

Ne 78 kuşağının keskin idealizmini, ne milenyumun arsızlığını benimseyebildik…

“Her insan değerlidir” öğretisiyle “herkesin bir fiyatı vardır” söylemi arasındaki uçurumda, havada asılı kaldık…

Hayalkırıklığına uğradık…

“Hayatımın erkeği karşıma çıkacak, evleneceğiz, birbirimizi sonsuza dek seveceğiz ve birlikte yaşlanacağız” formatındaki masalları, alay konusu olmamak için dillendirmeyi bıraktık…

Çevremizde “bir dönem sevgili olalım” konseptinin ötesine geçilmediğini görüyorduk çünkü…

Ama buna alışamadık.

Seksen kuşağı kadınlarıyız biz…

Yazgımız, çok ciddi bir geçiş dönemini bütün etkileriyle yaşamaktı.

Yakın geleceği, aramızdan kaybolup gitmeyenlerimiz, yükselip güçlenebilenlerimiz yönetiyor, yönlendiriyor olacak…

O zaman dünyayı bizim gözlerimizle görebilirler belki…

“Bizim” dünyamızı…

Ne yırtık, ne de yırtıcı.

Reklamlar
Bu yazı Deniz Ugur içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

19 Responses to Bir dönemin kadınları…

  1. gülseren dedi ki:

    süperr yazmış ya hayran kaldımm

  2. Yazblogcu dedi ki:

    Merhabalar,

    Öyle güzel ve akıcı bir blog kaleme almışınız ki, tek kelimeyle harika bir anlatımdı. Kaleminize ve emeğinize sağlıklar, yüreğinize mutluluklar dilerim.

    Selam ve dualarımla en Güzel’e emanet olun efendim, saygılarımla.

  3. Aysun dedi ki:

    Dogru,cok anlasilir ve yerinde tespitler,her zamanki gibi guzel yazilarinizdan bir tanesini daha bizimle paylastiniz.Yureginize ve kaleminize saglik…..

  4. Deniz goksu dedi ki:

    Her zaman ki gibi cok dogal cok hos milyonlarca kez okunmaya deger….

  5. aylanur dedi ki:

    gerçekten çok güzel bi konuya deqinmişsinizz çok beqendm içten bütün saflıqıyla yazılmış bir yazı dahaa…

  6. HAFİZE NUR ERDEM dedi ki:

    her zaman ki gibi gerçekten çok muazzam bi yazı olmuş:) zaten deniz abla her zaman mükemmel 🙂

  7. Şebnem Aydın dedi ki:

    Ne kadar doğru bır konuya değindiniz. Bazen düşünüyorum bizden büyüklerin hayat arkadaşlarıyla 30-40 sene geçiriyorlar fakat şimdiki evlilikler 1 yılda sona eriyor ne kadar kötü bır durum…

  8. Nihal dedi ki:

    Kaleminizin oyunculuğunuzun anneliğinizin hakkını veriyorsunuz. Harika bir yazı içten bir tebessüm gibi.. Şu kesinlikle okunmalı denilen yazılardan biri. Kaleminize sağlık…

  9. tuba aslan dedi ki:

    deniz hanim yazinizi cok begendim

  10. Büşra Özel dedi ki:

    çok güzel bir yazı olmuş. Bu bakılan dünyaya yanlış gözlerle bakanların bu yazıya okumaları gerek okusunlar ki elimizde olanların değerini bilmemiz gerek. Bilgiden tutun kültüre kadar ..Bir dönemin kadınlarına kadar.

  11. Beyza durmaz dedi ki:

    30 sene sonra kim bilir nasil bir yazi cikar *bir dönem kadinlari* hakkinda………

  12. Melis Toksöz dedi ki:

    her pazar yazdığınız bu içten yazıları okuyorum. yine çok güzel bir konuya değinip,kaleme almışsınız. tebrikler..

  13. özlem dedi ki:

    tek kelimeyle harikaaa :):)

  14. burçindivleli dedi ki:

    çok güzel bi yazı olmuş adeta çocukluguma gittim ellerinize saglık

  15. zeynepuenlue dedi ki:

    cok güzel yazmis, emegine saglik.. 🙂

  16. Ceren Adakan dedi ki:

    Tek kelime ile muhteşem.. Ne kadarda doğru söylemişsiniz ”“Her insan değerlidir” öğretisiyle “herkesin bir fiyatı vardır” söylemi arasındaki uçurumda, havada asılı kaldık… ” diyerek.. Her pazar akıcı,içten ve samimi yazınızı okuyabilmek kadar güzel birşey yok benım için 🙂

  17. Melek dedi ki:

    Yine Harika Harika Harika …. 🙂

  18. zuhal varol dedi ki:

    çok güzel ifade etmişşiniz…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s